Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

oldukça sıradan

ne denir, bilirsiniz işte.. uzun zaman boş kalan insanlar kendilerinemutlak bir meşgale arar..

Nisan 2007 tarihli yazilar Nisan 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

söyleyin peri kızına gelmesin artık!

emekli olmak istiyorum ben artık..


sihirli değneğin her dokunuşuyla toz pembe olan hayatımın peşinde koşturmaktan, aralıksız bindiğim balkabağının yaptığı arızalardan, saatin 12'yi her vuruşunda kaybettiğim cam pabucumu aramaktan yoruldum..


ocak başında külkedisi günler yaşamak istiyorum artık..


söyleyin peri kızına gelmesin artık, bir daha aşık olmak istemiyorum..

dalmışım daldaymışım..

 tree nefes almaktan çok, özgürlük çekesim var ciğerlerime..



geçenlerde bahçedeki erik ağacı ilişti gözüme. hani şu bizim kuru otlarla kaplı bahçedeki tek ağaçtan bahsediyorum. nedendir bilmem ilginç gözüktü gözüme. öyle ki dalların birinde buldum birden kendimi..

önce adettendir deyip, meyvesi var mı diye dalları bir kolaçan ettim. ama ne gezer, mahallenin haşarı çocukları tek yemiş koymamışlar ağaçta. “zavallı ağaç” diye iç geçirdim, tüm meyvelerini almışlar ondan, kimsesiz bırakmışlar onu..

neden sonra aşağıya baktım bir de. yerden çok yüksekte sayılmazdım. hani düşsem çok çok kolumu, bacağımı kırarım, dedim. ama düşmemekte fayda var, şimdilerde hasta döşek yatmanın zamanı değil.

neyse efendim, çıkmışken buralara bir de yukarı bakayım dedim. bir tek kuş dahi yoktu gökyüzünde. güneş desen bulutun ardına saklanmış. aman yahu sizle mi uğraşcam, diye kızdım bulutlara..
.
.

o ara meraklı bir komşu gördü beni dalda. meraklı ya hani, dayanamadı elbet sordu ne işim olduğunu dalda.. “hasbinallah, sanane be kadın” diye geçirip içimden, indim aşağı.e indim inmesine de kadın cevap bekliyor benden. ne desem, nasıl anlatsam bilemedim.. neden sonra cevapladım sorusunu:

- özgürlük yola çıkmış da ne yandan geldiğini görmek için çıktım ağaca..

bir süre baktı suratıma, sonra tam da beklediğim soruyu sordu:

- ne yandan geliyormuş peki?
- çok seçemedim ama aşağıdan gelmediği kesin..

&&&

hani aklımızın erip ermediği her işe burnumuzu soktuğumuz şu günlerde, dala çıkabilmek büyük bir özgürlük olmuş. daldan kendi irademizle inmek ise en büyük özgürlük..

o eski sahne..

“gitmeler,
bir tek bizi eksiltir ve inancı..”


bir vakitler siyahtı mürekkebim.. kalemimle döverdim; hak yiyeni, aç gözlülük edeni, savaşa gideni, masumu üzeni ve de bozuk düzeni.. derken gel zaman git zaman “aşk” bulaştı kalemime, kırmızı karıştı boyama.. gözüm görmez oldu; yüreğimden gayrisinin de acıdığını..

sade “aşk” yazdım beyaz sayfalara..
sayfalarım kirlendi..
her kirlenen sayfamı buruşturup attım çöpe. “aşk” yazılı tek sayfam kalmadı. üzüldüm önce, sonra uzun bir vakit bıraktım kalemi yere..
.
.

sonra bileğimden bir damla “kırmızı” akıttım boş bir yaprak üstüne, “aşk bu!” dedim, çevirdim yaprağı..

-kırmızı mürekkep bitti!
.
.

şimdi yeniden siyahla, yeniden o eski sahnede..

&&&

kaçmaları da susmaları da attım bir kenara..
susmalar, bir tek beni eksiltir..

- aşk mı?
- !?!